E-Ticaret Siteleri İçin Arama Motorlarında Yükselme Rehberi

0
877
E-Ticaret Siteleri İçin Arama Motorlarında Yükselme Rehberi

Son gelen trafik verilerine göre, arama motorlarından gelen yönlendirmeler çoğu internet sitesinin en büyük trafik kaynağını oluşturuyor. Sadece Google’da aylık 100 milyar arama yapıldığını göz önüne alınca, saniyede 2.3 milyon aramadan gelen trafikten sizin sitenizin de pay almasını tabi ki istiyorsunuz.

Arama motoru optimizasyonu, iç optimizasyon, backlink kaynakları; bunlar tabi ki her sitede uygulanması gereken şeyler. Ancak E-Ticaret sitelerinde temel ve ileri düzey SEO teknikleri uygulandıktan sonra bile, unutulan, gözden kaçan, uğraşamam denilen yada boşverilen ve gerçekten çok hayati SEO teknikleri var.

Yazımda bunlardan en çok öne çıkanları listeleyeceğim.

Benzersiz İçerik

1. Optimize edilmiş, benzersiz ürün açıklamaları ekleyin.
Özellikle tedarikçi entegrasyonu ile çalışan bir e-ticaret siteniz varsa, çok büyük ihtimalle ürün açıklamalarınız da tedarikçi XML’indeki ürün açıklamalarının aynısı. Ancak, aynı tedarikçiyi sizinle beraber onlarca, yüzlerce hatta binlerce e-ticaret sitesi daha kullanıyor olabilir. Bu ne demek? Siteniz, belki onlarca, yüzlerce, binlerce başka site ile aynı içeriğe sahip sayfalarınız var. Biraz abartılacak olursa, SPAM içerik olarak bile değerlendirilebilir.

Bu nedenle tedarikçi entegrasyonu ile çalışsanız bile, ürün açıklamalarını, diğer sitelerden ayrışacak şekilde, içerisinde anahtar kelimeler geçecek şekilde düzenlemelisiniz. Aksi taktirde, e-ticaret yapmayan çalışan binlerce siteden herhangi biri olmaktan öteye SEO anlamında gitmeniz çok zor.

Görselleri Optimize Edin

2. Görselleri optimize edin.
Bazıları görsel optimizasyonu kavramından sadece boyutlarını küçültmeyi anlayabilir. Görsel optimizasyonu bundan çok daha fazlasıdır.

Benim anlatmak istediğim, öncelikle görsellerin boyutlarının ideal boyutlara ulaştırılmasıdır. Bunun için TinyPNG veya çeşitli PhotoShop eklentilerini kullanabilirsiniz. Tabi burada şöyle bir problem var. Çoğu zaman tek bir ürünün bile 3, 5 hatta 10 farklı fotoğrafı olabiliyor. Binlerce ürünün olduğu bir sitede bu onbinlerce ürün görseli anlamına gelir. Bu görselleri tek tek boyut optimize etmeye çalışmak çılgınlık olabilir. Bu noktada çok anlamasam da PhotoShop gibi programların Excel makrosu gibi işleri otomasyona bağlayan eklentileri varmış, bunları kullanabilirsiniz. Benim işime gelen ise, TinyPNG gibi araçların sunduğu API’ler vasıtasıyla bu işlemi görsel yükleme esnasında veya sonrasında otomasyona bağlamak. Buraya kadar anlattığım, sayfanın açılış hızını arttırmak için yapılabilecek bir öneriydi.

Görsel optimizasyonunun SEO açısından, dolayısı ile organik trafik sağlanması açısından daha baskın ve önemli yapılması gerekeni; görsel isimleri, alt etiketlerinin verimli şekilde düzenlenmesi. Hazır e-ticaret sistemleri görsel isimlerini görmezden gelip isimleri rastgele numaralarla değiştirebilir. Arama motorlarının görsel aramalarından da trafik çekebilmek adına ve sitenizdeki görsellerin ne ile ilgili olduğunu anlamaları adına; örneğin ürün görsellerinde ürünün adı, markası, modeli vs. gibi bilgilerin yazması gerekir. Ayrıca ürünle ilgili benzersiz olarak üretilmiş açıklamaların, görselleri alt etiketi olarak eklenmesi de SEO’ya büyük katkı sağlar.

Görsel optimizasyonunu sadece ürün detay sayfalarına değil, kategori, marka, ana sayfa gibi tüm görsel içeren sayfalara uygulamalısınız.

İçerik Pazarlaması

3. Farklı formatlarda değerli içeriklerle sitenizi besleyin.
İçerik pazarlaması, e-ticaret siteleri de dahil tüm siteler için en hızlı ve en etkili organik trafik kazanma yöntemlerinden birisidir. Ancak üreteceğiniz içerikler sıradan değil, orjinal, anahtar kelimelerin bolca geçtiği içerikler olmalı.

Başlangıçta 10 tane yüksek kalitede orjinal içerik yeterli olsa da, bunları sadece yazılı içerikle sınırlandırmamalısınız.

Diyelim ki kozmetik ürünler sattığınız bir e-ticaret siteniz var. Üreteceğiniz içerikler sadece satışa yönelik olursa, müşteri kaçar. İnsanlar arama motorlarında sadece “X marka Y model ruj” diye arama yapmaz. Örneğin en basitinden “ruj nasıl sürülür” diye bir arama da yapabilir. İşte tam da bu noktada sizin, ürün aramalarının yanında müşterilerin o ürünü nasıl kullanacağına, o ürünle hangi ürünlerin hatta renklerin gideceğine yönelik içerikler hazırlamalı, bu aramalardan da trafik sağlamalısınız. Müşteri “ruj nasıl sürülür” diye arama yapacak, sizin ruj sürme tekniği ile ilgili bir yazınıza, hatta daha güzeli bir videonuza ulaşacak. İşi öğrendikten sonra da, bu adamlar bu konuda uzman, ben rujumu buradan alayım diyecek. Dolayı olarak satışa dönüşecek bir kanal daha yaratmış olacaksınız. Eğer sadece kendimizden bahsedersek, müşterilerle iletişim kurma şansımız azalır.

Tekrar edeyim, içerikler sadece yazılı değil, görsel içeriklerden de oluşmalı.

Google Analytics

4. Analitikleri takip edin.
Google Analytics‘i kurduğunuzdan mutlaka emin olun. Doğru kurduğunuzdan emin değilseniz bu yazımıza göz gezdirebilirsiniz. Bu isteğe bağlı birşey değil, zorunluluk. Metrikleri mutlaka takip edin. Trafik kaynaklarını ve kaynaklardan gelen bağlantıların hangi sayfalara geldiğini takip edin. Bu sayede yüksek trafik alan sayfalara özel çalışmalar hazırlayabilir, bu sayfaları öne çıkartarak organik trafik ve satış artırabilirsiniz.

Ayrıca analitik raporlarına göre denemeler yapmaktan korkmayın. Değişiklik iyidir, ama trendlerin dışına da çok çıkmayın. Yapacağınız ufak dokunuşların sağladığı faydaları ve zararları onları denemeden anlayamazsınız. Tutan hamlelerde ısrarcı olun.

Mobil Uyumluluk

5. Sitenin mobil uyumlu olduğundan emin olun.
2015 yılında Google, mobil cihazlara uyumlu olarak hazırlanmış internet sayfalarını diğerlerinden daha ön plana çıkaracağını açıklamıştı. Bu açıklamadan sonra mobil uyumluluk sorunu olan sitelerin küçükle orta düzeyde düşüşler yaşadığına şahit olduk.

Mobil uyumlu bir internet siteniz varsa bu, sadece arama sonuçlarında daha görünür olma anlamına gelmiyor. Satış anlamına da geliyor. Çünkü her geçen gün, mobil uyumluluğu olmayan sitelerde satışı sonlandırma anlamında olumsuz yönde katlamalı artış var. Yani bu demektir ki, mobil uyumluluk yoksa, yüzde 30-40 daha az satış var.

Biraz da reklam.

112DijitalBütün bunlar, 112Dijital’in çalışma sisteminin birer parçası. Başarıyı bekleyerek değil, çalışarak yaratıyoruz. Siz gidin, tedarikçilerinizden ürün alın, çalışanlarınızı idare edin. Pazarlamayı, reklam yönetimini, sosyal medya yönetimini; kısaca e-ticaret danışmanlığını bize bırakın. Hemen bize yazın.